11 Aralık 2025 Perşembe

Önce Şeker Mi, Sonra Süt Mü? Kahve Alışkanlığınızın İstatistikle İlgisi




KAHVEDEKİ SÜT, HAYATIMIZI NASIL DEĞİŞTİRDI?

Geçenlerde ofiste kahve hazırlarken aklıma garip bir şey geldi… Ben her zaman önce şekeri, sonra sütü koyarım. Ardından kahve dökerim. Bunu gören biri, ana, “Önce şekeri koyman tadı bozuyor,” dedi. Ki ben bildiğimden hiç şaşmadım; sadece kendi damak ve kahve keyfimi bozmadan. Barista da değilim, ama kendimce bu tadı alabildiğimi biliyordum.

Ama doğrusu, bu muhabbetimiz bana David Salsburg THE LADY TASTING TEA kitabındaki hikayeyi birden hatırlattı. Aslında hikaye değildi; istatistiği kökten değiştiren bir görüşün başlangıç noktasıydı.


Hikaye şöyleydi. 1920 yılında İngiltere, Cambridge’deki üniversite grup üyelerinden ve eşlerinden oluşan bir çay partisinde, gruptan bir kadının çayının tadının suyun çaya mı, çayın süte mi dokulduğuna göre farklılık gösterdiği iddiası üzerine kurulmuştu. Kadın aynen şöyle demişti: “Ben çayın mı süte, yoksa sütün mü çaya döküldüğünü tadından anlarım.”

Hatta, partideki özellikle erkeklerden oluşan bilim insanları bu iddiayı ‘saçmalık’ olarak görmüş, kimyasal bir fark ve hatta tadında bir değişime neden olmayacağını düşünmüşlerdi.

Kalıplar yine devredeydi. Çünkü alışılmış kalıplar, hep alışkanlığı savunurdu, düşünceyi değil. Zaten bu kalıbı yıkan farkı yaratanlardır. Çünkü Fisher, bunu yapmıştı. Kimseye de bunu ispatlamak istemeden; yani kadının haklılığını değil, bir iddia varsa bu iddianın sınanabileceği, denenebileceği fikrini göstermeyi amaçlamıştı.

Deney tasarımındaki temel zorluk, kadına tek bir fincan verildiğinde farkı bilmese bile %50 olasılıkla doğru tahmin etme şansına sahip olmasıydı.

Bunun üzerine, kadının doğruyu söyleyip söylemediğini belirlemek için kaç fincan kahve sunulması gerektiğini, fincanların hangi sırayla verilmesi gerektiğini ve sonucun olasılıklarının nasıl hesaplanacağını inceledi.

"Peki ya çay tadan kadına ne oldu?"
Fisher, o güneşli yaz öğleden sonrası Cambridge'de bunu hipotez olarak ele almış ve gerçek sonucunu hiçbir yerde belirtmemiştir. Deneyin sonucunu anlatmaz. Yukarıda bahsettiğim gibi, kimseye kendini değil, bilimi ve düşüncesini ispatlamasıydı.

Ancak orada bulunan Profesör Smith, kadının sunulan her bir fincanı doğru bir şekilde tanımladığını söyledi. Yani kadın sunulan fincanların çoğunu doğru tahmin etmişti.

Olay, bir iddianın nasıl test edilmesi gerektiğiyle ilgilidir. Basit bir çay sohbeti, akademik çevrelerin konforlu kalıplarını sarsarak Fisher’a Deneylerin Tasarımı (DOE) teorisini düşündürmüştü. Bugün de benzer kalıplar ilerlemeyi yavaşlatıyor; belki de küçük alışkanlıklarımızı sorgulamak, büyük dönüşümlerin ilk adımıdır.

Basit bir günlük olaydan yola çıkarak, hipotez testinin ve deney tasarımının ilkelerini anlatan tarihsel bir olaydır bence. Günümüzde her çıktıda insanların sonuca gitmeye çalıştığı durumlarda, iddia edip, deney yaptıktan sonra testler sonucunda çıkarım elde etmesi handikapı göz önüne alır.

Konuya ilgi duyun veya duymayın, ama bu bana çok konuda düşünce yelpazesi açtı; hayat ve istatistik ile alakalı. Detayların hayattaki sinyallerine müthiş bir örnek teşkil ediyor.

"Deneylerin Tasarımı" (DOE), bir sürecin çıktıları üzerinde etkili olan faktörlerin (girdi değişkenleri) belirlenmesi, bu faktörlerin etkilerinin ölçülmesi ve istenen sonucu (çıktı) optimize etmek için en iyi koşulların saptanması amacıyla deneylerin planlanması, yürütülmesi ve analiz edilmesi için kullanılan sistematik bir yaklaşımdır. (Gemini, Google)

Her çıkarıma ulaşmak için; sıralama, oran, yapılış tarzları, tekrarlama, rastgelelik, koşullar doğrultusunda, her koşul bir sonraki koşulu da etkiler.

Bugün A/B testlerinden ilaç deneylerine kadar her şeyin temeli o günkü çay partisinde atıldı.
Size DOE ilkeleri, makine öğrenmesindeki temel terimlerin karşılıkları olmuyor mu? Klinik ilaç testleri (Hipotez, Rastgelelik, kontrollü deney tasarımı), özellik seçimleri (Faktör seçimi), Train/Test ayırımı, Hiperparametre aramaları (Grid Search / Random Search – kombinasyonlarla en iyi sonucu aramak), Cross Validation (Aynı deneyi farklı örneklerde tekrarlamak), A/B Testleri, hatta Monte Carlo Simülasyonu…

Ben sütlü kahvemi şekerli içerim; bazıları az şekerli sürpriz yapar, bazıları ise kahveyi şekersiz içmeye cesaret eder. Şimdi kafanızı biraz karıştırırsam—bu size neyi anımsatıyor? Spotify ve Netflix, temelde siz üzerinde DOE deneyi yapıyor—alışkanlıklarınız ve geçmiş seçimleriniz üzerinde küçük testler yaparak, tam istediklerini sevmenizi sağlıyorlar.

Bu arada, ben hâlâ önce şekeri, sonra sütü koyuyorum. Belki de kendi mini DOE tasarımım budur.

Bir fincan çay, bir damla süt ve bir merak duygusu…
Bazen bilimi başlatan şey tam olarak merak ve şüphe.

Bazen alışkanlıklarımızdan birinin rotasını değiştirmek bile, farklı yöntemlerimizi keşfetmemizi sağlar, kişisel olarak.

                                                                                               11/Aralik/2025
                                                                                               Yigit Brave Cesur

 

Read this article on Linkedin


HOW MILK IN COFFEE CHANGES OUR LIFE 

One day at the office, while making coffee, a strange thought came to me… I always put sugar first, then milk, and then pour the coffee. Someone saw me and said: “Putting sugar first ruins the taste.” But I did not change. I just followed my own taste and coffee pleasure. I am not a barista, but I know the flavor I like.

This small talk reminded me of a story in David Salsburg’s book The Lady Tasting Tea. Actually, it was not only a story—it was the beginning of a new way of thinking that changed statistics.


The story was like this: In 1920, at Cambridge University in England, there was a tea party with group members and their wives. One woman claimed she could taste the difference depending on whether the tea was poured into the milk, or the milk into the tea. She said: “I can tell if tea is poured into milk, or milk into tea.”

Most of the men scientists at the party thought this was nonsense. They believed there was no chemical difference, no change in taste.

But patterns were at work again. Habits always defend tradition, not thinking. The ones who break the pattern create difference. Fisher did this. He did not try to prove the woman right or wrong. He wanted to show that if there is a claim, it can be tested.

The main problem in the experiment was: if the woman was given only one cup, she had a 50% chance to guess correctly even without knowing.

So Fisher studied how many cups should be given, in what order, and how to calculate the probabilities of the results.

“What happened to the lady tasting tea?” Fisher treated it as a hypothesis that sunny afternoon in Cambridge. He never wrote the final result. He did not want to prove himself, but to prove the idea of testing.

But Professor Smith, who was there, said the woman identified each cup correctly. She guessed most of them right.

This event was about how to test a claim. A simple tea talk shook the comfort of academic patterns and led Fisher to think about Design of Experiments (DOE). Even today, similar patterns slow progress. Maybe questioning small habits is the first step to big changes.

For me, this daily event shows the principles of hypothesis testing and experiment design. In modern times, people want quick results, but experiments remind us that claims must be tested carefully.

Whether you care about statistics or not, this opened a wide range of thoughts for me—about life and science. It is a great example of how small details give signals in life.

Design of Experiments (DOE) is a systematic way to plan, run, and analyze experiments. It finds which factors affect the results, measures their effects, and chooses the best conditions to optimize the outcome.

Every conclusion depends on order, ratio, method, repetition, randomness, and conditions. Each condition affects the next one.

From A/B testing to drug trials, everything started at that tea party.

Don’t DOE principles sound similar to machine learning terms? Clinical drug trials (Hypothesis, Randomness, Controlled Design), Feature Selection (choosing factors), Train/Test split, Hyperparameter Search (Grid Search / Random Search), Cross Validation (repeating experiments on different samples), A/B Testing, even Monte Carlo Simulation…

I drink my milk coffee with sugar; some sneak in less sugar, and some dare to drink it black. Now, if I mess with your mind a little—what does this remind you of? Spotify and Netflix are basically running a DOE experiment on you—conducting tiny tests on your habits and past choices to make sure you end up loving exactly what they want.

By the way, I still put sugar first, then milk. Maybe this is my own mini DOE design.

One cup of tea, one drop of milk, and one feeling of curiosity…

Sometimes science begins exactly with curiosity and doubt.
Sometimes changing the order of a habit helps us discover new methods, personally.

                                                                                12/11/2025
                                                                                Yigit Brave Cesur



 


17 Kasım 2025 Pazartesi

Düş

Insan düş kurar mı ? 
Kurar .
Insan , düşlerini düşünür mü ? 
İşte bu , tuhaf !!

11.17.2025

19 Ekim 2025 Pazar

Kendini yazmak

Bir insan,
Bir öykü ya da hikâye yazıyorsa da,
kendisini yazmasa bile,
biraz kendisini yazıyordur.
Tıpkı bu şiir gibi...

                       10.19.2025 

                  Yigit Brave Cesur

bir kalem

Bir kalem,
çok cümle,
her kıyısında yazanın nefesi...

Yaralar içindeki suskunluk,
ya buruktur ya da buğulu,
             kırık bir kalp gibi.

                      10.19.2025    

                Yigit Brave Cesur

7 Ekim 2025 Salı

Kansız hançerler


KANSIZ HANÇERLER

Ben hep gölgelere buldum gerçekleri , 
Benim cümlenin başında kurmaya korktuğum cümleleri , 
Bazıları sonunda söyler en baştan söylenmesi gerekenleri, 
Ben kınında bile tutamazsın hançeri , 
Boş kınında , 
Kimileri kaç hançer saplamıştır yüreğime , 
yıllar geçse de izler paslanmaz , 
demir değil ki bu yürek burkuntusu.
Dağladığım Ama izini unutmayacağım. 

Bir sessiz geçiş , 
Unutmadan unutturmaya çalışanlar , 
Hiç mi utanmazlar ettikleri dualardan.

artik sustum , çünkü sözler yetmez , 
sözlerim el dilinde ihanet gibi,  
yüreğimin dili var ,  
mırıldanarak,  
artik sadece bana konuşan. 
       
                              Yigit Brave Cesur
                               3 Temmuz 2025 


----------------------------------------------------------------

BLOODLESS DAGGERS

I always found truths in the shadows,
The sentences I was afraid to form at the beginning,
Some say at the end what should have been said from the start.
I can't even keep the dagger in its sheath,
In its empty sheath.
How many daggers have some plunged into my heart?
Years pass, but the marks don't rust,
This heartache isn't iron.
Though I've cauterized it, I won't forget the scar.

A silent passing,
Those who try to make others forget, without forgetting themselves.
Do they have no shame for the prayers they utter?

Now I am silent, because words are not enough.
My words, in the tongues of others, are like betrayal.
But my heart has a language,
Murmuring,
Now speaking only to me.

                                      Yigit Brave Cesur
                                       July 3, 2025

Konsey

Konsey 

Konsey beni asmaya karar vermiş. Oysa bu konsey, kendi içindeki entrikalarla çürümüş bir yapı—her biri diğerinin arkasından konuşan, kendi suçlarını örtbas etmek için beni günah keçisi ilan eden üyeler.
Beni dışlamak için bir duvar ördüler. Ama o duvarın tuğlaları, kendi hatalarından yapılmış; harcı ise birbirlerine duydukları güvensizlik.

Yiğit Brave Cesur 
16 Haziran 2025

4 Ekim 2025 Cumartesi

Sessizliğin lisanı

Bir kitap yazmak istiyorum , duyulmayan sessizliğimin lisanı olsun , ben de başka benim hakkımda konuşanlara sesim olsun. Varsın kimse okumasın , yazdığım her kelimede bulamadığım muhabbetim olsun kendimle.
Hayattaki her konuşan eleştirmeni susturmak için. Hem ham , hem de işlenmemiş bir dürüst olacak kalemin her harf çizimi .
Sessizliğimin düşünceleri , deneyimleri ve konuları. Belki yeniden kurgulayacak , belki de karıştıracak hayatı.

Adam olmak farklidir , erkek olmaktan...
Adam olmanin en güçsüz yanı nedir bilir misin ? Susarak konuşmasıdır. Konuşsa yanlış anlaşılacak, konuşulurken dinlenmediğinde, sustuğunda zaten eleştirileceğini bilir.

Belki de bir mektup bırakır gibi.
Belki de ifade biçimi .

Her kitapta bir taslak hazırlanır. Başlangıcı ben , sonu da ben bir plan hazırladım .
Ne doğrudan bir cevap , ne de canları acıtan tepki.
Duygu olsun sadece. Sadece sevgi mırıldanan.

Adam , vazgeçmeyendir , ayakta tutmak için kendinden vazgeçendir.

Bir dönüşüm, bir değişim.
Melankolik ama asla mağlup değil.

Belki de "bu kişi yaşadı , düşündü , sustuğunda ve yazdı." demek içindir.

Yiğit Brave Cesur 
4 Ekim 2025

24 Eylül 2025 Çarşamba

Grup terapisi

Bir hayat hikâyesi dinledim,

hayatım değişti.


Nice hayat hikâyeleri dinledim,

ben değiştim.


Aynalar koridoru gibi

her hikâye,

hayatın başka bir yüzünü gösterdi,

bir tokat gibi.


her hikaye bir roman kader uzun.


                  09.24.2025

              Yigit Brave Cesur

19 Eylül 2025 Cuma

Ben de Bir Yere Kadarım

BEN DE BIR YERE KADARIM !


Ben kimseye gelme demedim ki ,

          gelmek istemeyen gelmedi.

Ben kimseye git de demedim, 

                      gitmek isteyen gitti.

Ama kalanlar benimdir , 

Kendimi bile feda ederim

      bir "kal" ugruna.

Ama o da bir yere kadar !

Cunku , ben de bir yere kadarim !

                                            Eylul , 19 2025 


12 Eylül 2025 Cuma

Hükümsüz

 Yüzüme söylenmeye cesaret edilemeyen hiçbir SÖZ ve arkamdan yapılan her bir eylem için umurumda değilsiniz. 

Hükümsüz.

                                                     09.12.2025
                                                  Yigit Brave Cesur

11 Eylül 2025 Perşembe

Karikatür

Yasayamiyorsan düşlerini hayatın , 
Ciz bir kenara karikatürünü.
Düşlerken gülmek , başka bir hayattır.

9.11.2025

8 Eylül 2025 Pazartesi

Dibe battiginda, o inciyi almadan cikma!!!

Ben onlarin sahteligini sevmedim,
       onlar da benim dürüstlüğümu sevmedi.

Dibe battiginda inci almadan cikma , cocuk !

Hic gonlum alinmadi benim, 

Hep bir kosede kendi kendime affettim herkesi. 

Cok zor donemden gectigimi bildikleri halde ,
                  bana daha kirici davranan insanlari asla unutmayi affetmedim.


09/08/2025
Yigit Brave Cesur


27 Ağustos 2025 Çarşamba

Felek Dua'ya dahil

Felek Dua'ya dahil 

Bir zamanlar , "yeter ki ona birşey olmasın , tum acılarını ve mutsuzlukları bana transfer etsin." diye yalvardığım Allah , 
aynı kişinin bana cektirdiği acılara katlandırıyor. 
Felek şaşırması bu olsa gerek.
Kaderde varsa çekilir. 
Sevgi, duaya dahilse.

                    27 Agustos 2025
                    Yigit Brave Cesur 

Katlanmak

Katlanmak

Madem herkesin istediği gibi davranan beni, herkes sevmiyorsa,

Şimdi kimsenin istemediği bana katlanmak zorundalar. 
Görüşürüz

               27 Agustos 2025
               Yigit Brave Cesur 

26 Ağustos 2025 Salı

Kimlik

Kimlik

Original ve Marginal.
Asla Aykırı değil , 
ama Az Çok Outlier.

                  08.26.2025
             Yigit Brave Cesur 

Manifesto

Manifesto

Beni seveni severim.
Bazen nezaketen de olsa.

Beni sevmeyeni de bilirim.
Eğer kişilikliyse,
Eğer saygılıysa,
Yeter.
Saygım sonsuzdur.

Beni sevmeyen,
Saygı da duymayabilir.
Hayatın kuralıdır bu.

Sırf başkası sevmiyor diye
Beni tanımayanları da bilirim.
Benden uzak olsun.

Sırf beni birileri sevmiyor diye
Saygıyı unutan,
Kıç yalakası kişiliksizleri de bilirim.

Hey, seni küçük dalkavuk!
Son sözüm sana:
Buzz off.

                    25 Agustos 2025
                     Yigit Brave Cesur 

24 Ağustos 2025 Pazar

Kabul olmuş bir duanın ağırlığı

Bir zamanlar , yeter ki ona bir şey olmasın , tüm acılarını ve mutsuzlukları bana transfer etsin diye yalvardığım Allah , aynı kişinin bana çektirdiği acılara katlandırıyor. Felek şaşırması bu olsa gerek.
Allah dualarımı duyup kabul ediyor sanırım.

                                                                                    

08.24.2025
Yigit Brave Cesur

“Son Akşam Yemeği” Fedakarlığı

“Son Akşam Yemeği” Fedakarlığı

İki kişi arasındaki problemler, üçüncü kişilere anlatıldığında çoğu zaman çözülmez; aksine dedikoduya dönüşür. Bu durum, başkalarını mutlu ederken, asıl sorunu yaşayanları daha da çıkmaza sürükler. İnsanlar bazen başkalarının hikâyelerini dinlerken empati kurmak yerine, onları birer “anlatı” gibi tüketir. Böylece sorunun özü daha da görünmez hâle gelir.

Eğer çözüm başkalarının yorumlarında gizli olsaydı, Hz. İsa Son Akşam Yemeği’nde ona kimin ihanet edeceğini açıkça söylerdi. Ama o, sessiz kaldı. Çünkü mesele teşhir değil, teslimiyetti.

Allah başka bir yol bulamaz mıydı?  
Hz. İsa kendini feda etti.  
Hatırlayınız: “Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı.” (Yuhanna 1:1)

Dimdik durabilmek...  
Bu zayıflık değil; en derin güçtür. Sevgidir.  
Fedakarlıksa, onurla hazır olmak gerek.


-------------------------------------------


The "Last Supper" Sacrifice

When problems between two people are told to third parties, they are often not resolved; on the contrary, they turn into gossip. This situation, while pleasing others, drives those actually experiencing the problem into a deeper deadlock. Sometimes, when people listen to others’ stories, instead of empathizing, they consume them as mere “narratives.” Thus, the essence of the problem becomes even more invisible.

If the solution were hidden in others’ comments, Jesus would have openly said at the Last Supper who would betray him. But he remained silent. Because the issue was not exposure, but surrender.

Couldn’t God have found another way?
Jesus sacrificed himself.
Remember: (John 1:1)

To stand tall...

This is not weakness; it is the deepest strength. It is LOVE.

If it is sacrifice, one must be ready with honor.

-----------------------------------------------------'


23 Ağustos 2025 Cumartesi

​Beni Dinlemek Yerine Karar Verdiler

Anlatmadım, 
Anlatamadım, 
Anlatamazdım.
çünkü güvendiğim herkes , 
beni de  dinlemek yerine karar verdi.

Ben sustum,
             onlar konuştular. 
Şimdi ben konuşsam da nafile , 
               onlar yine sustular.”

 Beni yalnız bırakmadılar,
            Hep beni konuşarak,  
               ama hep yanlış anladılar.

                       Yigit Brave Cesur 
                        23 Agustos 2025

21 Ağustos 2025 Perşembe

Tek Hikâyenin Tehlikesi

Tek Hikâyenin Tehlikesi

Viktor Frankl, İnsanın Anlam Arayışı'nda, acımasız bir SS subayı — bir Kapo — tarafından yapılan aşağılamanın, en kabuk bağlamış mahkûmun bile ruhunu nasıl delebileceğini anlatır. Onu sarsan fiziksel acı değildi. Hakaretti. Onun hayatını, çektiği ızdırabı veya insanlığını hiç anlamayan biri tarafından yargılanmanın aşağılanmasıydı.

Bu hikâye bana bir karınca ile ilgili bir masalı hatırlattı.

Karıncaya sordular:

"Hayvanları tarif edebilir misin?"

"Elbette," dedi. Hayvanlar iki kategoriye ayrılır:

  • Şefkatli ve iyi kalpli olanlar: Aslan, Yılan, Kaplan

  • Zalim ve yırtıcı olanlar: Ördek, Kaz, Tavuk

Bazen hikâye tamamen kimin anlattığına bağlıdır.

Chimamanda Ngozi Adichie, "Tek Hikâyenin Tehlikesi" başlıklı TED konuşmasında bunu çok güzel yakaladı.

"Tek bir hikâyenin tehlikesi, kalıpyargılar yaratmasıdır. Kalıpyargılarla ilgili sorun, doğru olmamaları değil, eksik olmalarıdır. Tek bir hikâyeyi, yegâne hikâye haline getirirler." [13:11]

Rumi şöyle demişti: "Dışarıya bakan penceren kirliyse, benim çiçeklerim de sana kirli görünecektir."

Beni sorgulamaya niyetiniz varsa, beni de dinlemelisiniz. Ve her zaman — her zaman — pencerenizi temiz tutun.

                                                                                            Yigit Brave Cesur | 8/ 21/ 2025

 Bu yazi Linkedin'deki profilimde yayinlanmistir.

-------------------------------------------------

The Danger of the Single Story

In Man’s Search for Meaning, Viktor Frankl describes how the dishonor inflicted by a brutal SS officer — a Kapo — could pierce even the most calloused prisoner. It wasn’t the physical pain that shook him. It was the insult. The humiliation of being judged by someone who had no understanding of his life, his suffering, or his humanity.

That story reminded me of a tale about an ant.

They asked the ant:

“Can you describe animals?”

“Of course,” it said. Animals fall into two categories:

The compassionate and good‑natured: Lion, Snake, Tiger

The cruel and predatory: Duck, Goose, Chicken

Sometimes the story depends entirely on who is telling it.

Chimamanda Ngozi Adichie captured this beautifully in her TED talk, “The Danger of a Single Story.”

“The danger of a single story is that it creates stereotypes. The problem with stereotypes is not that they are untrue, but that they are incomplete. They make one story become the only story.” [13:11]

Rumi said: “If your window looking out onto the world is dirty, my flowers will seem dirty to you.”

If you’re going to question me, you might as well listen to me. And always — always — keep your window clean.

                                                                    Yigit Brave Cesur | 8/ 21/ 2025

Acı

Acı mı? 

İşte büyütüyor o seni.

                       08.21.2025
                  Yigit Brave Cesur

Mucadele

Mücadele etmek,

“Yoruldum” demekten daha zevkli bir iştir.

Varsın kaybet, Varsın kaybol;

Ölüm var bu hikâyenin sonunda ne de olsa.

08.21.2025 Yigit Brave Cesur

Huzun karikaturu

Söyleyebildiğin kadarını söyleyemiyorsan,

yaz yapabildiğin kadar.

Hatta çiz hüzünlerinin karikatürünü; olduğu gibi.

Ve geç dalganı hayat ile—

                                    08.21.2025

                                 Yigit Brave Cesur

15 Ağustos 2025 Cuma

Bir anlatı sadece

Söylebildiğin kadarını söyleyemiyorsan,  

Söyleyemedim belki,  
ama sustuğum da bir anlatıydı, 
Hep hikayesi olan . 

Onu da dinlemediler.

Yaz yapabildiğin kadar , 

Hatta çiz karikatürünü hüzünlerini.


                              Yigit Brave Cesur 
                               Agustos 15,2025

düşlerini düşünmek

İnsan düş kurar mı?

Kurar.

İnsan düşlerini düşünür mü?

Bu tuhaf!


                        08.15.2025

                     Yigit Brave Cesur

13 Ağustos 2025 Çarşamba

Iletisim ders kitabi

"İletişim" ders kitabının , iletişim problemi olanlarca yazılması..
Ne trajedi ....

Iletisim, aslinda empatidir, telepatidir.
Egoyu dislar.

                                     08.13.2025

                                  Yigit Brave Cesur

10 Ağustos 2025 Pazar

Hakikat ne kadar sabırlıdır?

Hakikat ne kadar sabırlıdır?


Bir insan,
sevdiği kişinin yalanlarında doğruyu;
sevmediğinin doğrularında yalanı arar durur.

Hakikat… her zaman yalnızdır.
Onu savunmanın bedeli ağırdır.
Ama onu terk etmenin bedeli, daha da ağırdır.

Peki…
Adaleti görmek için, hakikat ne kadar sabırlıdır?

Kimse alkışlamasa bile,
kendi vicdanım beni ayakta tutuyor.
Onurla, haysiyetle ve sabırla…

Çünkü, hakikat benim.

                                           Yiğit Brave Cesur
                                           11 Agustos 2025, 00:30 a.m.


-----------------------------------------------------------------------------


How Patient is Truth?

A person
seeks the truth in the lies of the one they love;
and seeks lies in the truths of the one they do not.


Truth… is always alone.
The cost of defending it is heavy.
But the cost of abandoning it is even heavier.

So…
How patient is truth in waiting to see justice?

Even if no one applauds,
my own conscience keeps me standing.
With honor, with dignity, and with patience…

Because I am the truth.

                                        

                                         Yigit Brave Cesur
                                         August 11,2025,  00:30 a.m.

6 Ağustos 2025 Çarşamba

Hükümsüzsünüz

Hükümsüzsünüz


Yüzüme söylenmeye cesaret edilemeyen hiçbir söz ,

ve arkamdan yapılan her bir eylem için, 

Umurumda değilsiniz. 

Hükümsüzsünüz.


                                           August 6, 2025

                     Yigit Brave Cesur 


-----------------------------------------------------------------------

You Are Null and Void

I care nothing for any word not dared to be spoken to my face,
nor for any single action taken behind my back.

You are beneath my concern.

You are null and void.


                     August 6, 2025
                     Yigit Brave Cesur 





3 Ağustos 2025 Pazar

Güvercin Yuvası İlkesi : Tembel X İlkesi

Güvercin Yuvası İlkesi : Hayatın icindeki ince ayar Matematik

Tembel X İlkesi


Bir gün “X çıktısı” üzerine düşünürken fark ettim ki, bazen sonucu bilmek için her ihtimali tek tek kontrol etmemize gerek yok.

İşte bu düşünce beni tanıdık ama yeterince takdir edilmeyen güçlü bir prensiple buluşturdu:
Güvercin Yuvası İlkesi.


Ama ben ona esprili bir isimle sesleniyorum: Tembel X İlkesi 
(patenti bu yazıdan sonra bana aittir. 😊)

Aslinda tembellik degil , akilli bir sezgi ve analizdir. Basit dusunme ilkesi.


Bir kutuda 4 renk kalem var: kırmızı, yeşil, mavi, sarı.
Eğer 5 tane kalem çekersen...
Aynı renkten en az iki kalem olur mu?

Bir tepside 6 kek yeri var. Ama sen 7 tane kek pişirdin! Tüm kekleri tepsiye koyabilir misin, her biri ayrı yere?

Bu tür soruların cevabı, şaşırtıcı derecede basit ama bir o kadar da güçlü bir prensipte gizlidir:
Güvercin Yuvası İlkesi.

Ama ben ona biraz esprili, biraz sezgisel bir isim veriyorum: Tembel X İlkesi( Patenti bu yaziyi yazdiktan sonra bana aittir.  :)  )


Güvercin Yuvası İlkesi Nedir ? 
Eğer n tane öğeyi m tane kutuya yerleştiriyorsanız ve n > m ise,
en az bir kutuda birden fazla öğe bulunmak zorundadır.

Yani: Öğe sayısı, kap sayısını aşarsa, tekrar kaçınılmazdır.

Adını güvercin ve yuva metaforundan alır:
5 güvercini 4 yuvaya koyarsanız, en az bir yuvada iki güvercin olur. Matematik buna “kesin” der.
Matematikte buna 'kesin-absolute" denir.

Ben bu ilkeye “Tembel X” diyorum çünkü bize şunu söyler:
 “Sonucu bilmek için her ihtimali tek tek kontrol etmene gerek yok.
Matematik zaten var olduğunu garanti ediyor.”
Yani 
“Eğer elimdeki şeyler, kutuların sayısından fazlaysa, bir kutuya iki şey koymak zorundayım. Bu yüzden bazı şeylerin aynı olması garantidir.” 

Bu çok zeki ama basit bir fikirdir.
Bir şeyi görmesek bile, onun var olduğunu bilmemizi sağlar.

Bu, düşünsel tembelliğe değil, akıllı sezgiye üzmeyelim.
Herhangi bir sistemde “aynılık” ya da “tekrar” sezdiğinizde bu, bir "Tembel X" anı olabilir. Ve belki de size gizli bir sinyal veriyordur."


Hadi Zar atalım.
6 yüzlü zar 7 defa atılırsa, en az bir sayı tekrar eder. Ama bu sefer kesin bir olasılık olacak. Sizi üzmeyeceğim.

Makine Öğrenmesi ve Veri Biliminde Tembel X İlkesi

Bu ilke , sessizce çalışan ama etkisi büyük bir matematik yasasıdır.
Birçok durumda, bir şeyin var olduğunu tek tek hesaplamadan bilebiliriz.
İşte birkaç somut örnek:


Kategorik Değişkenlerde Tekrar:
Veri görselleştirmede ve segment odaklı pazarlama stratejilerinde çok faydalıdır.

Bir e-ticaret veri setinde, müşteri segmenti sadece 8 farklı değer alabiliyor (örneğin: eski, yeni, riskli, aktif vb.). Ama elinizde 15.000 müşteri varsa...En az binlerce müşteri aynı segmenttedir.
Bunu modellemeye başlamadan bile garanti olarak bilirsin.

Feature Engineering – Aynı Özellik Kombinasyonları
Bazı feature kombinasyonlarının tekrar etmesi kaçınılmazdır.
Bu da veri kümesinde sık görülen örnek kalıplarını (pattern frequency) ortaya çıkarır.Bunun farkında olmak, overfitting riski ve veri dengesizliği açısından önemlidir.
100.000 satırlık bir veri setinde, bazı öznitelikler (özellikle kategorik olanlar) çok düşük çeşitliliğe sahiptir.
Örneğin bir "ülke" değişkeni sadece 5 farklı ülke içeriyorsa...
Örneğin:  Aynı yaş + cinsiyet + ülke kombinasyonuna sahip binlerce satır olabilir.

Sınıflandırmada Etiket Dengesizliği
Bazı öznitelikler, farklı girişlerde tamamen aynı etiketle sonuçlanır.
Bu tekrarlar, karar ağacı gibi modellerin veriyi gruplarken sıkça kullandığı şeydir.

Bir sınıflandırma problemin var: Binary class (0 ve 1).Toplam 300.000 veri noktan var ama sadece 2 sınıf.Her sınıf için 150.000 örnek olduğunu varsaymak bile bazı özellik kombinasyonlarının aynı sınıfı aldığı anlamına gelir.

Hyperparameter Tuning 
Tuning sırasında "en iyi kombinasyonu" bulmak kadar, aynı sonucu veren "benzer yolları" da anlamak önemli olabilir.
Bir model için 500 farklı hyperparameter kombinasyonu deniyorsun. Ama bu kombinasyonlar sonucu sadece 80 farklı accuracy değeri üretiyor. Yani aynı başarı skorunu veren birçok farklı parametre vardır.

Kayıp Veri İmputation – Aynı Tahminler
Kayıp veri doldurma yöntemleri (imputation), tekdüzelik oluşturabilir.
Bu da modelin çeşitliliğini etkiler — Tembel X burada gizli tekrarları ortaya çıkarır.



Örnekleri Finans'tan verelim. 

Aynı Getirili Hisselerde , 300 hisseye bakıyoruz ama sadece 250 farklı getiri seviyesi varsa: En az iki hisse aynı getiriyi sağlamıştır.

Portföy Dağılımında , 10 farklı risk profili varsa ve 11 yatırımcı varsa: En az iki yatırımcı aynı profildedir.

Backtest Sonuçlarında , 200 hisseye aynı stratejiyi uyguladın ve sadece 180 farklı performans skoru çıktıysa: En az 20 hisse aynı skorla sonuçlanmıştır.

Yatırımcı Davranışsal sınıflandırması yaparken ,100 farklı yatırımcı davranış profiliyle 101 yatırımcı sınıflandırılıyorsa: En az iki kişi aynı davranış modeline sahiptir.

...

Tembel X ile Düşünmenin Kazandırdıkları ve bunu sadece ön bilgi elde etmek kullanın. Yolunuzu çözmenize fikir verebilir. Ama %100 sizi aydinlatmaz.

Aynılık bazen sıkıcılık değil, kestirme bilgi kaynağıdır.

Çeşitlilik sınırlıysa, tekrar kaçınılmazdır. Ve bu önemli ipuçları barındırır.

Tek tek bakmadan, veride nerede tekrar olduğunu tahmin edebiliriz.

En iyiyi bulman şart değil, iyi olanların var olduğunu biliyorsun.

Daha az işlemle daha çok çıkarım yapılabilir.

Model karmaşasını azaltmak, önemsiz değişkenleri elemek için tekrar eden örnekleri bulmak hayati önem taşır.


Veriyle çalışırken her hücreye, her değere teker teker bakamayız.
Ama Tembel X İlkesi, bize “bakmadan da görebileceğimizi” fısıldar.

Bazı şeylerin aynı olduğunu bilmek — bu tembel değil, akıllı sezgidir.
Makine öğrenmesinde, tıpkı finans ve hayatta olduğu gibi, sayılar bazı gerçekleri saklayamaz.

"Bazen görmek, bakmaktan çok daha fazlasıdır.
Matematik bile bunu fısıldar: Çeşitlilik sınırlıysa, tekrar kaçınılmazdır."

                                                                                  Lazy X Principle by YBC  :)

                                                                                         Yigit Brave Cesur
                                                                                         15 Nisan 2025


--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


The Pigeonhole Principle: Fine-Tuned Mathematics Hidden in Life

The Lazy X Principle

One day, while thinking about an "X outcome", I came across a curious idea.

It made me realize that sometimes, to know the result,
you don’t have to check every single possibility one by one.

This thought led me to a well-known, yet not fully appreciated, powerful principle:
The Pigeonhole Principle.

But I like to give it a bit of a humorous and intuitive twist:
The Lazy X Principle.
(Patent officially mine after this article. 😊)

Actually, it’s not laziness.
It’s a clever kind of intuition and analysis.
A principle of simple thinking.


There’s a box with 4 different colored pens: red, green, blue, yellow.
If you pull out 5 pens...
Will there be at least two pens of the same color?

There’s a tray with 6 cupcake spots.
But you baked 7 cupcakes!
Can you place each cupcake in its own separate spot?

The answers to these questions are hidden in a surprisingly simple —
but incredibly strong — principle:

The Pigeonhole Principle.

And yes, once again, I call it:
The Lazy X Principle.
(Patent still pending. 😄)


What Is the Pigeonhole Principle?

If you’re placing n items into m boxes, and n > m,
at least one box must contain more than one item.

In other words:
If the number of items exceeds the number of containers, repetition is unavoidable.

The name comes from a pigeon-and-nest metaphor:
If you place 5 pigeons in 4 pigeonholes,
at least one pigeonhole will have two pigeons.

Mathematics calls this: absolute.

I call it the Lazy X Principle because it tells us:

“You don’t need to check every case one by one to know the result.
Math already guarantees that it’s true.”

In short:

“If I have more things than containers,
I must place more than one thing into a container.
So, some things are guaranteed to be the same.”

This is a brilliant yet simple idea.
Even if we don't see something,
it helps us know that it exists.

This isn’t about mental laziness —
it’s intelligent intuition.

Whenever you sense repetition or sameness in any system,
that might be a Lazy X moment.
And maybe, it's whispering a hidden signal to you.


Let’s roll a die.

If you roll a standard 6-sided die 7 times,
at least one number will repeat.

But this time, it’s not a probability —
it’s a certainty.
I promise, no disappointment here.


The Lazy X Principle in Machine Learning and Data Science

This principle is a quiet but powerful mathematical law.

In many situations,
we can know something exists
without calculating it explicitly.

Here are a few practical examples:


Categorical Variables and Repetition

Very useful in data visualization and segmentation-focused marketing strategies.

In an e-commerce dataset,
let’s say the customer segment has only 8 possible values
(e.g., new, returning, risky, active, etc.).

But you have 15,000 customers...

Thousands of them are guaranteed to fall into the same segment.
You know this even before modeling starts.


Feature Engineering – Same Feature Combinations

Some feature combinations are guaranteed to repeat.

This reveals frequent patterns in your dataset.

Being aware of this is important for overfitting risks and data imbalance.

In a dataset with 100,000 rows,
some features — especially categorical ones — have very low diversity.

For example, if a "country" variable contains only 5 unique countries...

You’ll definitely find thousands of rows
with the same age + gender + country combination.


Label Repetition in Classification

Some features will always produce the same label across different entries.

These repetitions are often what tree-based models rely on.

You have a classification problem with a binary target (0 and 1).
300,000 data points in total — but only 2 classes.

Even if each class has 150,000 samples,
it means many feature combinations must map to the same label.


Hyperparameter Tuning – Same Outcomes

When tuning, finding the best combination is important,
but so is recognizing that many different paths can lead to the same result.

You try 500 different hyperparameter combinations.
But they produce only 80 unique accuracy scores.

That means many parameter sets result in the same performance.


Missing Data Imputation – Repetitive Predictions

Imputation methods often lead to uniformity.

This can affect model diversity —
and Lazy X reveals hidden repetitions here too.


Examples from Finance

Stocks with Same Return:
You’re analyzing 300 stocks, but there are only 250 unique return levels.

At least two stocks had identical returns

Portfolio Allocation:
There are 10 different risk profiles.
You have 11 investors.

At least two investors share the same profile

Backtest Results:
You applied the same strategy to 200 stocks,
but only got 180 unique performance scores.

At least 20 stocks had the same result.

Behavioral Investor Classification:
You define 100 investor behavior profiles
but classify 101 investors...

At least two must belong to the same category.


What You Gain by Thinking in Lazy X

Use it to get preliminary insights.
It might help guide your direction.
But no — it won’t fully enlighten you.

Sameness is not always boring —
it’s sometimes a shortcut to knowledge.

If diversity is limited,
repetition is inevitable.
And that carries powerful signals.

We can often guess where repetition lies,
without looking at everything one by one.

You don’t have to find the absolute best
You just know there are good enough solutions out there.

Fewer steps, more insight.

Finding repeated examples is vital
to simplify your model
and eliminate irrelevant variables.


When working with data,
we can’t check every cell, every value, one by one.

But The Lazy X Principle whispers to us:

“You can see it… without always looking.”

Knowing that some things are the same —
that’s not laziness.
That’s intelligent intuition.

In machine learning, just like in finance and life,
numbers can’t hide the truth.

"Look beyond the data.
Sometimes, what you can't see is what tells you the most."

(The Lazy X Principle – seeing without checking everything)

                                                                  Yigit Brave Cesur

                                                                 April 15, 2025

1 Ağustos 2025 Cuma

The Ballerina movie

Balerina The Movie - Güç üzerine 

​Gücün kazanıp kaybetmeyle ilgili olduğunu düşünüyor musun? (Do you think strength has anything to do with winning or losing?)
Finansal ve kişilik gücünü elde edene kadar daha zayıf ve dezavantajlı olacaksın. (You'll be weaker and at a disadvantage until you get your personal and financial strengths.)
Seni yeniyor çünkü mücadelenin koşullarını belirlemesine izin veriyorsun. (S/He's beating you because you're letting him/her define the terms of the contest.)
​Kazanmak istiyor musun? (Do you want to win?)
​Koşulları değiştir (Change the terms)
Doğaçlama yap, uyum sağla, hile yap. (Improve, adapt, cheat.)
​Onunkine değil, kendi gücüne yaslan. (Lean on your own strengths, not hers/his.)
​Erkek gibi dövüş... (Fight like a man...)
(Min 23.00 )

------------------------

Elinden alınan şeyler (gurur, aşağılanma gibi), seni harekete geçmeye zorlayan bir acı yaratır. Asıl harekete geçirici güç üzüntü değil, o derin acıdır. İkisi aynı şey değildir.

Things that are taken from you (like pride, or being humiliated) create a pain that compels you to act. The true motivator isn't sadness; it's that deep pain. The two are not the same.(Min 25.00 )

---------------------------

Bazi bilgiler , senin cikarina olmayabilir. ( Some information might not be in your interests to know it.)
"Bilme ihtiyaci" bizi Cennet bahcesinden kovulma sebebimizdi.("Needing to know " is what got us banished from the Garden of Eve.)

                        The Ballerina movie 

                         1 Agustos 2025
                          Yigit Brave Cesur 
                         
   

Ya Sen Ya hic !

 yalnız sen ve ben isek ,  Tek yol  sana çıkar.  Sen , ben ve başkaları ise , Ben tek , siz hepiniz !                        Yigit Brave Ces...